in

Cinsel Güçsüzlük Nedir?

Cinsel Güçsüzlük Nedir?

Erkekte, cinsel arzunun ilk belirtisi penisin sertleşip dikleşmesidir. Eğer bu du­rum gerçekleşemezse, erkek cinsel yön­den güçsüzdür. Bu durumdaki bir erkek cinsel birleşmede bulunamaz.Gücün kuvvetle eşanlamlı olmasına kar­şılık, güçsüzlük, tersine, fiziksel ve mo­ral kuvvetlerin azalması demek olan büyük bir zayıflığı belirtir. Gençliklerin­de aşk serüvenlerine büyük önem ver­miş kişilerin aslında bilinçsiz olarak kendi kendilerine erkek olduklarını tanıtla­maya çalıştıkları ve cinsel yeteneklerini göstermek için de serüvenden serüvene koştukları düşünülebilir. Son yıllarda, güçsüzlük olaylarının belli bir hızla arttığı görülmektedir.
Modern yaşamın hareketli düzeni, satın alma gücünün artması, geleneksel değerlerin çökmesi ve yarına güvenle bakamama bugünün erkeği için sürekli gerilim ve sıkıntı kaynağıdır.

Cinselbilimciler klinik açıdan belirtileri aynı olmakla birlikte, birincil ve ikincil olmak üzere iki ayrı güçsüzlüğün var ol­duğunu kabul ederler. Her iki güçsüzlükte de penis sertleşemez ya da sertliğini cinsel birleşme anına kadar “koruya­maz”.
Birincil güçsüzlük bir kişinin cinsel ya­şamının başından itibaren kazandığı anormalliktir. Bu durum ister heteroseksüel, ister homoseksüel olsun bütün iliş­kileri olanaksız kılar. İkincil güçsüzlük ise ancak daha ileride, az ya da çok uzun bir normal cinsel et­kinlik döneminden sonra ortaya çıkar.
Çeşitli karmaşık bozuklukların biraraya gelmesiyle beliren birincil güçsüzlük tut kulu bir annenin yürüttüğü, baskı ve cinsel korkuya dayanan bir eğitimden ileri gelebilir. Bazen de, durmadan bastırıl­mış homoseksüel itilimlerle geçen bir yeniyetmeliğin sonucu olabilir.

Bu eği­limler acemi bir fahişeyle ya da tamamen tecrübesiz bakire bir genç kız­la yapılan ilk deneme sırasında su yüzü­ne çıkarlar. Gençliklerinde bu tutukluk­ların kurbanı olan kişilerin sayısı yüksektir; ama bu erkekler tutukluklarından kurtulmayı ve normal bir cinsel yaşam sürmeyi genellikle başarırlar. Başarı gös teremeyenler birincil güçsüzlüğe yaka­lanırlar. Bu hastalıkta, kişisel huyun, kalıtsal yapıların ve kişinin karşılaştığı duygusal darbelerin oynadığı rolü kesinlikle belirlemek henüz güçtür. Ne olursa ol­sun, birincil güçsüzlüğün kişinin ruhsal yapısının derinliklerine kadar kök sala­bildiği kesinlikle söylenebilir. Bu anor­malliğin giderilmesi için, çoğunlukla ruhsal tedavi yöntemlerinden yararlanı­lır. Bir psikanaliz tedavisi hastaya “kusur”unun en uzak nedenlerini bulmada yardımcı olur. Saint Louis kliniği bu yol­la 32 güçsüzlük durumunu tedavi etmiş­tir; bu 32 kişiden 19′u iyileşmiştir. İkincil güçsüzlük ise, bir yetişkinin ya­şamının herhangi bir anında ortaya çıka bilir. Bazen rastlantısal olarak penis sert leşmesi gerçekleşmeyebilir. Bu durum­da kişinin kendini güçsüz sanması yan­lıştır. Cinsel yönden özellikle güçlü olan bir erkeğin yaşamında bile, sık sık yor­gunluk anları görülebilir.

Bu durumlar yoğun bir heyecandan, güçlü bir cinsel itilimden, geçim koşullarının bozuk olmasından ya da basit bir sürmenajdan ileri gelebilir. Güçsüzlük ancak erkek cinsel birleşmeyi, dört birleşmenin birin de bile başaramazsa söz konusu olur. Masters ve Johnson ikincil güçsüzlükten yakınan 215 kişiyi tedavi etmişler ve 157’sini iyileştirmişlerdir. Hastalarında gizli halde bulunan sekiz dürtüyü orta­ya çıkarmışlardır. Bu dürtüler o zamana kadar cinsel etkinliğinden pek endişe duymayan erkekte sinirsel bozukluğun çabucak yerleşebildiğini göstermekte­dir. Güçsüzlüğe yıllar süren evlilik yaşa­mından sonra yakalananların büyük ço­ğunluğu, daha önce erken meni gelmesi olayıyla karşılaşmışlardır. Görünüşte pa sif olan bir kadın çocukları büyüdükten sonra kocasıyla “kadın gibi” yaşama ge­reksinmesini duyar ve şikâyetleri başgösterir. Erkek ise cinsel arzularını her zaman doyurabildiği için, suçluluğunu kabul etmez sadece karısının soğuk ol­duğunu düşünür. Arka arkaya gelen başarısızlıklarıyla gururu kırılan erkek, cinsel ilişkilerden ustalıkla sıyrılmak için türlü gerekçeler uydurur.

Psikologlar böyle bir durum karşısında bulunan er­keklerde cinsel organın sertleşememesi durumunu, cinsel birleşmeyi bilinçsiz olarak reddetmeye bağlarlar. Alkolizm de, ikincil güçsüzlüğün bir başka nedenidir. Alkol bu açıdan, daha çok yoğun fikir çalışmalarıyla uğraşan 35 ile 55 yaşlar arasındaki erkeklerde etkili olur. Bu kişiler akşamları dinlenmek için bir iki kadeh içki içerler. Yıllar geç­tikçe erkeğin vücudunda önemli miktar­da alkol birikir. Bir akşam her zamankinden biraz daha çok içince kocalık göre­vini yapamadığını görecektir. Ancak iç­kili olduğundan, ağır bir uykuya dala­caktır.

Ertesi sabah, tadsız geçen geceyi çok bulanık bir biçimde hatırlayacaktır. Duyduğu endişe günboyunca içini kemi recektir. Akşam olunca, yine bu konuyu düşünecek, ama karısını uyarmağa cesaret edemeyecektir. Bir gece öncesinin anısını unutuncaya kadar, yirmi dört sa­at daha sabredecek, sonra tekrar cinsel birleşmeye yanaşacaktır. İçindeki kuşku onu yine güçsüzlüğe düşürecektir. Ka­dın rahatlatıcı sözlerle geçici bir yorgunluğun sözkonusu olduğunu, her şeyin yakında normale döneceğini söyleyerek olayın önemini küçültmeye çalışacaktır Ama koca, bir çeşit annelik merhameti niteliği taşıyan ve sadece güçsüzlüğünü doğrulayan bu acıma duygusunu redde­decektir.Evliliklerini mutlu bir biçimde sürdürmek isteyen karı kocalar, en ufak bir engel karşısında bir uzmana başvurmalıdırlar.

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

Loading…

0

Comments

0 comments

Erken Meni Gelmesi Nedir?

Erkeklerde Ereksiyon Sorunu Ve Tedavisi nedir?