in

Cinsel Soğukluğun Sebepleri Ve Kökenleri Nelerdir?

Cinsel Soğukluğun Sebepleri Ve Kökenleri Nelerdir?

Her şeyden önce soğukluğun hangi sürece göre belirlendiği sorusu akla gelebilir.Bu bakımdan hastalarıyle yaptıkla­rı görüşmeler Saint Louis doktorlarına kadınlarda son derece yaygın bir cinsel davranışı tanımlama olanağı sağlamıştır Soğuk bir kadın durumunun bilincine vardıkça, git gide artan bir endişeyle “Neyin eksik?” “Niçin başkaları gibi de­ğilim?” sorularını tekrar eder durur. “Normal” bir kadın olmadığı kuşkusuna kapılır ve kocasının kendisiyle kurduğu ilişkilerle nasıl yetinebildiğini düşünme­ye koyulur. Cinsel doyuma ulaşmadaki güçsüzlüğünü ortaya çıkardığı için cin­sel birleşmeden gittikçe daha çok kork­maya başlar. Bu durumda cinsel istekle­rini daha belirdiği anda bilinçsiz olarak bastırmaya yönelir. Böylece eşinin gösterdiği ilgiye karşı duyarsız kalır.Karısı­na güven vermesi için doktorun erkeğe eşinin “gerçek bir kadın” olmamaktan duyduğu bu korkuyu açıklaması gerekir. Soğuk bir kadının kocasıda, kendi açısından çoğu kez acemi ya da tutarsız olmaktan korkar. Bir başka önyargı ise, çiftin bu sorunları ele almaktan kaçın­ması yolundadır. İki eşin arzularını ve korkularını içtenlikle paylaşmalarına ol­dukça az rastlanır. Hatta yıllarca süren bir ortak yaşamdan sonra bile, eşler zevklerini birbirlerine açıklamaya cesa­ret edemezler. Sahte bir utangaçlığın ör düğü sessizlik duvarı, ancak çift doktor­lara başvurduğu zaman yıkılır. Bundan sonra her iki eş sorunlarını açıkça ele alma alışkanlığını kazanırlar. Hiç bir konunun ele alınmasından kaçınmamak karı kocanın yaşantısını uyumlu ve mutlu kı­lar. Örneğin cinsel konuları tartışma­mak, giderek başka konuların da tartış­ma dışı kalmasına yol açabilir. Bu durumda çiftlerin tedavisine bir “çözme” çalışmasıyla başlamak gerekir. En sonunda erkek ve kadın aile bütçesini ve çocuklar konusunu bir kenara bırakıp ruhsal durumlarından söz etmeye başlar lar. Bu konuşma tarafların davranış ha­talarının ortaya çıkmasını sağlar.Hata­lar saptanınca tedavi kolaylaşır.

Ruhsal durumların anlatılmaması hataları sür­dürür; bu hataları işleyerek eşinden hoş­nutsuzluk uyandıran bir erkek bu tutumuna bütün saflığıyla devam eder ve eşi ni kendinden soğutur. Oysa hataları ko­nusunda uyarılacak olsa, kuşkusuz dav­ranışını değiştirmeğe çalışacaktır. Saint Louis kliniği doktorlarının rolü sadece hatalı davranışların nasıl önleneceği ko­nusunda öğütler vermektir. Soğukluğun başka bir ana nedeni, Masters ve Johnson’un deyimine göre, “cin­sel mutluluğu gerçekçi olmayan bir an­layışa dayandırmaktır”. Aşk ilişkilerin­den fazla şeyler beklemek ve onları çok romantik bir biçimde düşlemek düş kı­rıklığına yol açabilir. Bu gerçekçi anlayış yokluğu çoğu kez kadınlarda görül­mektedir. Ailesel ve toplumsal koşulları ma kadınları aşkı yüceltmeğe yöneltti­ğinden, kadınlar bu koşullanmanın etki­siyle cinselliği de yüceltirler. Doğal ger­çeklerle yüz yüze gelince de çoğu kez düş kırıklığına uğrarlar. Erkekler düş ku­rabilirler. Örneğin fahişelerle düşüp kalkmaya alışmış bir erkek, karısında aradığını bulamaz ve düş kırıklığına uğ­rar.

Her iki eşin de kendilerini cinsel uyuma götürecek yolun sadece sevgi ve sa­bırdan geçtiğini bilmeleri gerekir, öte yandan, cinselliğin gerçek niteliğini de öğrenmeleri gerekir. Saint Louis kliniğin de uzmanlar kadınlara aşk konusundaki bilgilerinin yeterince olgun olmadığını, cinselliğin yaşamın gerçekliği içinde dü­şünülmesi ve kabul edilmesi gerektiğini ve eşlerinin cinsel tepkilerinin “uygun­suz” olarak değerlendirilemeyeceğini anlatmaya çalışırlar. Erkeklere de eski önyargılardan, ilk deneylerin yol açtığı sapmalardan kaçınmalarını öğütlerler. Birbirlerine içlerini açan, ortak sıkıntıla­rını dile getiren eşler davranışlarını de­ğiştirebilirler ve sonuç olarak cinsel mutluluğa erişebilirler.
Eşlerden birinin mutluluğunun ancak öbür eşin mutluluğuyla var olabilecaği henüz güç kabul edilen bir gerçektir. Çoğu kadınlar görevlerinin, niteliği kendi­lerini ilgilendirmeyen bir gereksinmeyi gidermek için kocalarına yardım etmek olduğunu düşünerek, bir kadının pasif kalarak kocasını cinsel yönden duyura­bileceğine inanırlar. Kadının boyun eğ­mek zorunda olduğu erkeklerin bu ge­reksinmesi bir çocuk dünyaya getirerek yüceltilebilir. Daha aktif kadınlar bile kendilerine saygı göstermekle birlikte yine de kendilerinden isteklerine boyun eğen cinsel bir aletmiş gibi yararlanmak isteyen kocaları beğenirler.

Bu erkekle­re ve kadınlara, cinselbilim uzmanları cinsel işlevin de insancıl bir ilişki oldu­ğunu ve eşlerden birini olduğu kadar öbürünü de ilgilendirmesi gerektiğini öğ retirler. Bu işlev her iki eşi paylaşılan bir doyumda birleştirdiği ölçüde cinsel mut­luluk kaynağı olabilir. Yeniden eğitilme gereksinmesini duyan genellikle kadındır; çünkü onun yaşamı ailesel eğitimin ve toplumsal kuralların öngördüğü zorlamalar, baskılar ve tabu­larla doludur. Bugün, fiziksel aşkı erkek gözüyle düşünmeye alışmak zorundadır Zevke ulaşma kadın için de, öbür gerek­sinmelerinin giderilmesi kadar doğal karşılanmalıdır.
Birçok kadında soğukluğun nedeni, istenmeyerek evlenilmiş bir erkeği bi­linçli ya da bilinçsiz olarak reddetmenin bir belirtisidir. Eşini seçmekte yanılmış olduğu düşüncesi kadında oldukça de­rinlere kök salabilir. Günümüzde bu tür soğukluk yayılma eğilimi göstermekte­dir. Çünkü ideal erkek nitelikleri sürekli bir evrim geçirmektedir. Modern erkek kaslarının gücüyle, gönül çelici davra­nışlarla ya da düşmanlarla savaşma veya vahşi hayvan avlama gibi yiğitlik gösterileriyle değerlendirilmemektedir. Günlük yaşam güçlüklerine göğüs ger­mek yalnız erkeğin görevi olmaktan çık­mıştır; artık kadın da bu konuda önemli rol oynamaktadır.

Ancak aile içinde ka­dın ve erkeğin rollerinin eşit olduğu ilkesinin mesleksel ve ailesel yaşamda olsun, geleneklerde olsun benimsenmesine karşılık bu ilke henüz kadınların bi­linçaltına yerleşmiş değildir. Kocanın geleneksel “üstünlük kompleksi”ni göster­mek istemediği durumlarda, kadın eşin­in erkekliği konusunda çoğu kez olum­suz izlenimler edinir. Cinselbilim uz­manları birçok kadının cinsel birleşme
sırasında kendilerine eşit davranılmasını istemediklerini, cinsel birleşmeden zevk alabilmek için “sahip olunma” duygusunu duymak istediklerini bilirler. Bu nedenle, doktordan kocalarının nitelik­leri konusunda kendilerine güven vermesini isterler. Kocaları soğukluğun geçmesi için doktorla işbirliği yapmağa razı olursa bu davranışından çok hoşnut olurlar

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

Loading…

0

Comments

0 comments

Cinsel Soğukluk nedir?

Erken Meni Gelmesi Nedir?