in

Düşüğün Ortaya Çıkışı Ve Sebepleri Nelerdir?

Düşüğün Ortaya Çıkışı Ve Sebepleri Nelerdir?

DÜŞÜĞÜN ORTAYA ÇIKIŞI
İnsan memelilerin en gelişmişi olduğun­dan, doğum kontrolünün en erken insan türü tarafından uygulanmış olması da normaldir. XX. yüzyılda doğum kontro­lü farklı toplum yapılarına göre değişik biçimler gösterir.
Çok çocuk istemeyen kadınlar için en basit çözüm yolu düşük yapmaktır. Oysa çoğu ülkelerde düşük yapma yasalarla sınırlandırılmıştır. İsteyerek düşük yapmayı suç kabul eden ilk uygarlık Asur uygarlığı olmuştur. Asurlularda böyle bir suç işlediği tespit edilen kadın ölüm cezasına çarptırılırdı; ceza kadının kazığa oturtulmasıyle yerine getirilirdi. Buna karşılık Asur yasaları insan öldürme suçları için önemsiz cezalar öngörüyordu. Asurlulara göre bir dölütün öldürülmesi, bir aile babasının öldürülmesinden çok daha ağır bir suçtu. Gerçekten de Asurlular doğacak çocuğu yeni bir asker olarak değerlendiriyorlardı; aile babası ise yıpranmış bir savaşçıydı onlar için. Asur ülkesi sürekli asker sıkıntısı çekti ğinden M.ö. iki bin yıllarında on beş kadar çocuk doğurmayan kadınlara suçlu işlemi yapılıyordu.Buna karşılık Yunanlılarda kırk yaşını geçmiş kadınlara düşük yapmaları öğüt­lenirdi. Daha sonraları Hippokrates düşük yapmayı yasakladı ve öğrencileri­ne buna hiç bir zaman göz yummama­ları için yemin ettirdi. Bu düşünceler bugüne kadar süregeldi. Günümüzde de birçok ülkede doktorlar diploma alırken aynı yemini ederler.
Bugün birçok ülkede yasalar düşük yapmayı suç sayar. İsteyerek düşük yaptığı tespit edilen kadınlar cezalandı­rılır. Düşüğe ancak annenin sağlığı tehlikede görüldüğü zaman izin verilir. Türkiye’de de bu durum aynıdır. İsteye­rek çocuk düşürmek ve düşürtmek Türk ceza yasasına göre suç sayılır. Yalnız İskandinav ve Anglosakson ülkelerinde düşük yapmak, öbür ülkelere göre daha geniş bir hoşgörüyle karşılanmaktadır. Ancak baskı ve yasaklama düşük yap­mayı hiç bir zaman önleyememiştir. Sadece gizli yapılmasına ve dolayısıyle daha tehlikeli bir hal almasına yol aç­mıştır. Gerçekten de yapılan araştırma­lar düşük sayısının hemen hemen doğum sayısına eşit olduğunu göster­mektedir. Üstelik, düşüğün suç sayıldığı ülkelerde düşük yapmak isteyen kadın­lar fazla masraf etmemek için tehlikeli yolları göze alırlar. Düşük yaptırmak isteyen bir kadın ameliyatla düşük yaptırmanın yasal olarak serbest olduğu bir ülkeye gidebilir. Ancak bu çok masraflı bir yoldur. Bu nedenle düşük için genellikle ya bu işleri el altından yapan az çok uzmanlaşmış bir kadına ya da mesleğini kötüye kullanan bir doktora başvurur. Bu kişiler gizli çalış­tıklarından ameliyatı kötü koşullar al­tında, çoğu zaman anestezi ve asepsi uygulamadan yaparlar. Tabii bu durum­da düşük yapan kadın için önemli fiziksel ve moral travma mikroplu hastalık, delinme, dölyatağı yangısı, fallop borusu yangısı ya da tam kısırlık gibi büyük tehlikeler söz konusu ofabilir. Seyrek rastlanmakla birlikte, düşük yapma septisemi ve tetanoza da yol açarak kadının hayatını tehlikeye soka­bilir.

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

Loading…

0

Comments

0 comments

Gebeliğin Bitimi Ve Doğumun Gerçekleşmesi Nedir?

Embriyon Aşılama Yöntemleri Nelerdir?